DİNİMİZİN ÇEVREYE VERDİĞİ ÖNEM

(1/1)

admin:
DİNİMİZİN ÇEVREYE VERDİĞİ ÖNEM


   Muhterem Müminler,
   Yüce Allah, dünyayı en güzel bir şekilde, her şeyi yerli yerinde yaratmıştır. Aynı zamanda dünyadaki canlı, cansız bütün varlıklar insanın istifadesine sunulmuştur. İnsanın da görevi, Yüce Allah’ın bu eşsiz nimetinin kıymetini bilmesi ve onu güzel bir şekilde değerlendirmesidir. Çevrenin korunması, temiz tutulması da, İslamiyet’in hassasiyetle üzerinde durduğu konulardır. Zaten güzel dinimiz temizlik üzerine kurulmuştur. İslamiyet hem maddi hem de manevi temizliğe çok ehemmiyet gösterir. Kur’anda  ikinci sırada nazil olan ayetler bu konunun önemini açıkça ifade etmektedirler. Bu hakikati Allah’u Teala şöyle ifade ediyor: “Ey örtüsüne bürünen!, Kalk artık uyar. Sadece Rabbını büyük tanı. Elbiseni temiz tut”(1)
   Aziz Cemaat,
   Dinimiz İslam, beden temizliğine, elbise temizliğine, çevre temizliğine ve gıda temizliğine çok önem vermemizi istemektedir. İslam’da dinin direği olarak kabul edilen namaz’ın da sahih olabilmesinin temel şartı beden ve çevrenin temiz olmasına bağlı olması, dinimizin bu konuya verdiği önemi açıkça göstermektedir.
   Toplumun ortak kullanım alanları olan camilerin, yolların, çeşmelerin,ve mesire yerlerinin temizliğine çok önem verilmelidir. Müslüman sadece kişisel temizlikle yetinmez. Evini temiz tuttuğu gibi, evinin önünü de ve tüm çevresini temiz tutar. Bu konuda Sevgili Peygamberimiz (sav) şöyle buyuruyor: “Allah pak ve naziftir, paklık ve nezafeti sever; kerim ve cömerttir, kerem  ve cömertliği sever. Öyle ise avlularınızı ve boş sahalarınızı  temiz tutun. Yahudilere de benzemeyin, onlar çöplerini evlerinde toplarlar”(2)
   Gelişen yaşam şartlarında, mesire yerlerine çıkmak, stres atmak, temiz hava almak, dinlenmek de birer ihtiyaç halini almıştır. Hal böyle olunca topyekün çevre temizliği daha da önem arz etmektedir. İnsanların dinlendiği yerlerin temiz tutulması, buraların iyice korunması hususunda da Hz. Peygamber (sav) şöyle buyuruyor: Resulü Ekrem (sav), sahabe ile sohbet ederken şöyle buyurmuş: “Lanete uğramışlardan olmaktan sakının”. Ashap: “Bunlar kimlerdir, Ey Allah’ın Resulü”. Diye sorunca, Resulullah (sav) şöyle cevap verdi:
   -“Halkın gelip geçtiği yola, gölgelendikleri (kuytu) yerlere abdest bozanlardır” (3)
   Her konuda iyi davranmayı emreden dinimiz, başkasına rahatsızlık veren şeylerin de ortadan kaldırılmasını  emretmektedir. Bu konunun da önemini rehberimiz olan Hz. Peygamber (sav)’den dinleyelim: “Ümmetimin bütün iyi ve kötü amelleri bana arz edilip gösterildi. İyi amelleri arasında, yoldan atılmış olan “eza”yı da gördüm. Kötü amelleri arasında ise herkesin gözüne çarpan) yere gömülmemiş tükürük de vardı”(4). Hadisi şerifte belirtilen “eza” dan maksat başkasını rahatsız eden her şeydir Bizim başkasının da hakkı olan çevreyi kirletmeye asla hakkımız yoktur. Allah, başkasını rahatsız etmeyi kabul etmez. Hutbemi Hz. Peygamber (sav)’in bizi uyaran bir hadisi şerifi ile bitiriyorum: “Müslümanları yollarında rahatsız edenlere, onların laneti vacip olmuştur”(5)

      Cüneyt ALAN
   Karagündüz Köyü Camii İ.H.


Kaynaklar:           
1-Müddesir Suresi 1-4. Ayetler     
2-K. Sitte c.10, s.390         
3-K. Sitte c.10, s.390
4-K. Sitte  c.10, s.391
5-K. Sitte c.10, s.392
 

Navigasyon

[0] Mesajlar